Tıpta uzaktan eğitim sürdürülebilir değil

Dünyayı saran koronavirüs salgını ile aniden hayatımıza giren uzaktan eğitim, gelecek yıl da devam edecek mi? Eylül ayı ile birlikte Kovid-19 salgınında ikinci dalga ihtimali konuşulurken, üniversitelerde de farklı senaryolar üzerinde hazırlıklar yapılıyor.

Dünyayı saran koronavirüs salgını ile aniden hayatımıza giren uzaktan eğitim, gelecek yıl da devam edecek mi? Eylül ayı ile birlikte Kovid-19 salgınında ikinci dalga ihtimali konuşulurken, üniversitelerde de farklı senaryolar üzerinde hazırlıklar yapılıyor. En çok merak edilen ise tıp fakültelerinin durumu… Üçüncü sınıftan itibaren uygulama derslerinin ön plana çıktığı tıp fakültelerinde uzaktan eğitim ne kadar uygulanabilir? Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Eren Topkaya’ya göre tıpta uzaktan eğitim sürdürülebilir değil… Habertürk’te yayınlanan ve Dr. Görkem İldaş’ın hazırlayıp sunduğu Yolun Başındayken programında konuşan Topkaya, online eğitimin birinci sınıfta bile yüzde 50’yi geçmesinin mümkün olmadığını söyledi.

 

‘TIP FAKÜLTELERİNDE UZAKTAN EĞİTİM YÜZDE 50’Yİ GEÇEMEZ’

 

Üniversite adaylarının tercih heyecanı yaşadığı dönemde tıp fakültelerinin eğitimi hakkında bilgi veren Topkaya’ya göre, tıp eğitiminin insana dokunmadan yapılması mümkün değil… ‘Altı yıl süren tıp fakültesinde iki yıl biz normali öğretiyoruz, yani normal bir insan anatomisi , fizyolojisi, histolojisi gibi... Üçüncü sınfta patolojiyi öğretmeye başlıyoruz. Yani nasıl hastalıklar ortaya çıkıyor, böbrek normal çalışıyorken, ne oluyor da bozuluyor? Ardından, dört , beş ve altı kliniklerde staj senelerimiz’ diye konuşan Topkaya, uygulamanın önemine dikkat çekti. ‘Öğrenciler, sağlığı bozulmuş bir kişiyi muayene edecek , öyküsünü alacak , şikayetlerin ilk ne zaman ortaya çıkmaya başladığını ve ailesini sorgulayacak. Ardından muayene edecek. Bu şikayetlere yönelik gerekliyse laboratuar testleri ve radyolojik yöntemlerle hastasının derdini anlayacak, bozukluk nerede anlayacak sonra da onun tamirine yönelecek. Bu nedenle uzaktan eğitim, ilk bir iki sene için bile yüzde elliyi geçemez’ diye konuştu.

 

‘İNSANA DOKUNMADAN TIP OLMAZ’

 

Uzaktan eğitimin, sosyal bilimler öğrencileri için büyük bir konfor sağladığını söyleyen Topkaya’ya göre tıp öğrencileri için durum farklı. Uygulamanın ön şart olduğu tıp fakültelerinde bu durum pek de sürdürülebilir değil… ‘Birinci ve ikinci yılda, teorik dersler için bir ölçüde ama onların uygulamalarına yani hasta başında eğitime geçildiği zaman bu çok mümkün değil’ diye konuşan Topkaya’ya göre her ne kadar risk faktörü de olsa kovid-19 salgını, tıp ve sağlık bilimlerine ilgiyi artıracak.

 

‘TIP FAKÜLTELERİNE TALEP ARTACAK’

 

Koronavirüs salgınının tıp tercihlerine etkisi hakkında da bilgi veren Topkaya’ya göre pandemi ile birlikte sağlık eğitiminin önemi anlaşıldı. ‘Bilinmezlik endişe ve kaosa neden oluyor ama bilgi varsa risk de yönetiliyor. Mesela bu salgın için virüsü tanımanız, nasıl bulaştığını ve onu nasıl kontrol edeceğinizi bilmeniz insanı rahatlatan bir şey. Onun için pek çok kişi sağlık alanında iyi ve gerçek bilgiye ulaşabilmeyi önemsedi’ diye konuşan Topkaya’ya göre bu durum tıp ve sağlık bilimleri konusunda adayların talebini artıracak.

 

TIP EĞİTİMİNDE ALTIN STANDART: AKREDİTASYON

 

Tıp fakültesi tercih edecek üniversite adaylarına uyarılarda bulunan Topkaya, ‘akreditasyon’ uyarısı da yaptı. Zira Topkaya’ya göre akreditasyon, eğitimde standardın olmazsa olmazı… Akreditasyon, eğitimi bilimsel yaptığınızın, önemsediğinizin ve standart bir şekilde sürdüreceğinizin kanıtı’ diye konuşan Topkaya, akreditasyon koşulları hakkında da bilgi verdi. ‘ Akredite olabilmek için en az bir dönem mezun vermeniz gerekiyor. Yani bu sene kurulan bir tıp fakültesi hemen akredite olamıyor. Yeditepe üniversitesi on dokuzuncu dönem mezunlarını verdi ve ikinci kez akredite oldu ‘ diye konuşan Topkaya, akreditasyonun altı yılda bir yenilendiğini de sözlerine ekledi.


Hibya Haber Ajansı

Okunma