Sorduğu sorular çocuğun dil gelişimini besliyor

Çocuklar belirli kelimeleri ve harfleri söylemeye başladıklarında ardı ardına sorular sormaya başlıyorlar.

Cevaplanmayan soru gelişimi olumsuz etkiliyor!

Çocuklar belirli kelimeleri ve harfleri söylemeye başladıklarında ardı ardına sorular sormaya başlıyorlar. Bazen yanıtını alana dek defalarca aynı soruyu sormaları, ebeveynlerin durumdan sıkılmasına ve onları dinlememelerine neden oluyor. Ancak uzmanlar çocukların soru sormayı ve cevap almayı bir oyun gibi gördüklerini, yanıtını bildikleri halde sordukları sorulara yanıt vermemenin dil gelişimlerine katkıda bulunmadığını söylüyor.

 

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Dil ve Konuşma Terapisi Uzmanı Gözde Malkoç, çocukların dil gelişimleri sürecini destekleyen davranışlarını ve ebeveyn tutumlarını değerlendirdi.

 

Sorular dil ve kavram gelişimini destekliyor

Çocukların sordukları sorular ile ilgili dikkat çekici açıklamalar yapan Dil ve Konuşma Terapisi Uzmanı Gözde Malkoç, “Bu ne? Bu kim? Anne, araba nerede? ve devamında gelen farklı sorular, dil ve kavram gelişimini besleyen çok önemli kalıplardır. Çocuğa yetişkin tarafından gelen sorular, çocuğun kendine sorduğu sorular ve çocuğun ihtiyaçlarını gidermek için ebeveynlerine sorduğu sorular dil gelişiminde oldukça önemli. Yetişkinin çocuğa yöneltmiş olduğu sorular çocuğun düşünmesi için kıymetli bir fırsattır. Çocuğun sorulara verdiği yanıtlarla dil becerileri ile düşünce birleşmiş olur. Sorulan sorular karşısında, çocuk yumuşak bir ses tonu ve göz temasının korunduğu iyi niyetli bir baskı hissettiğinde soruyu anlıyor ve yanıtlamaya gayret ediyorsa bu alıcı dil becerileri hakkında ebeveynlere bilgi verir. Yanıtlama her zaman sözel dil ile olmayabilir, yanıtı sadece başını sallayarak da verebilir. Sözel yanıt almak için anne soruyu tekrarlayabilir. Bu tekrarlamalar ile çocuk soru biçimlerini kavramaya başlar ve o da sorular sormaya başlar” dedi.

 

Soru sormayı bir oyun gibi görüyorlar

Malkoç, çocukların neden çok soru sorduklarının her zaman merak edildiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuk soru sormayı ve karşılığında yanıt almayı oyun gibi görür ve sevdiği için oynamak ister. Sorduğu soruların yanıtını zaten biliyordur ama o biliyor diye soruları işlevsiz bulmak ya da duymazdan gelmek dil gelişimine hizmet etmez. Çocuk soru sorma işinden zevk alır ve aynı zamanda bilişsel olarak yenilenir. Bildiği şeylerin doğruluğunu kabul ettiğinizi duymak ister. ‘Teyzem gelecek mi, anne teyzem gelecek mi?’ gibi bu sorular teyze istenen biriyse yanıt olumlu olduğunda devamı gelmeyebilir. Olumsuz olan yanıtlarda çocuk gelen yanıttan doyum sağlayana kadar tekrarlanabilir. Bu tarz, çocuğun soyut düşüncesinin gelişmesi ve konuşmaya teşvik etmesi açısından önemli.

 

Çocuk yanıtını bilmediği bir soruyu da size yönlendiriyor olabilir. Sorularının yanıtlanmasını isterler, bu nedenle sorarken ya da sormadan önce ebeveynlerinin anlayacağı şekilde sorusunu şekillendirir. Bu şekillendirme ise uygun kavramları seçme, sözcükleri uygun sıra ile belli bir ses tonunda ifade etme becerilerini kapsar. Soru sorma ve yanıt alma oyunu, iletişimde sıra alma becerilerinin gelişmesine de yardımcı olur.”

 

Büyüdükçe sorular değişiyor

Çocukların büyüdükçe soru içeriklerini değiştirdiğini belirten Malkoç, “İlk zamanlardaki ’ne’ ve ‘kim’ soruları, ilerleyen yaşlarda ‘nerede, niçin, neden, ne zaman’ sorularıyla daha da karmaşık bir hal alır. Çocuk neden soruları ve çünkü yanıtlarıyla nedensel ilişkiler kurar. Ortamda olmayan bir nesneyi hayal ederek ‘nerede’ sorularıyla mekansal sorgulamalar yapar. Ne zaman soruları ile geçmiş ve gelecek kavramlarını anlamaya başlar. Farklı tipte soru oyunları, okul öncesi dönemde çocuğun gerek bilişsel gerek dil bilgisel açıdan gelişimi için büyük önem taşır. Eğer çocuk sorulara yanıt vermek konusunda çaba sarf etmiyor, soru sorma girişiminde bulunmuyorsa ya da farklılaştırmadan sadece aynı tipte sorular soruyorsa bu noktada dikkatli olarak uzman görüşünü almak faydalı olacaktır” dedi.


Hibya Haber Ajansı

Okunma