OECD Eğitim Direktörü Schleicher, Göçmen çocuklar eğitim seviyesini düşürmez

Dünyanın en itibarlı kuruluşları arasında gösterilen OECD'nin eğitim ayağı ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren araştırma kurumu PISA'nın

Dünyanın en itibarlı kuruluşları arasında gösterilen OECD'nin eğitim ayağı ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren araştırma kurumu PISA'nın direktörlüğünü yapan Andreas Schleicher, Türkiye'ye geldi. Schleicher, Bahçeşehir Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda, kaleme aldığı ‘Dünya Okulu: 21. Yüzyılın Okul Sistemi Nasıl Kurgulanmalı' adlı kitabı hakkında bilgi verdi. Schleicher, uluslararası ve Türk eğitim sistemiyle de alakalı önemli açıklamalarda bulundu.



"Göçmenlere zaman tanıyın"



Dünyada göçmen alan ülkelerin, eğitim kalitesinin düştüğü gibi yanlış bir algı olduğunu belirten Andreas Schleicher, "Göçmenlerin yaşadıkları ülkelerin eğitim performansını düşüreceği gibi yanlış bir düşünce var. Ne kadar çok göçmen öğrenciniz olursa eğitim sisteminiz düşer söylentileri gereksiz. Mesela, Ürdün gibi ülkeler buna inanmış durumdalar. Bilimsel olarak bu düşünceyi doğrulayan bir bulguya rastlamadım. Elbette bir çok göçmen öğrenci var ve performansları düşük olabiliyor. Ama onlara biraz zaman tanımak gerek. Böylelikle performanslarını çok daha iyileştireceklerini hatta yerel öğrencilerden daha başarılı olacaklarını göreceksiniz" dedi.



"Yoksul öğrenciler en zengin Amerikalı öğrencilerden bile daha başarılı olabiliyor"



Şuana kadar kabul görmüş bazı durumların artık doğruluğunu yitirdiğini ve dünyanın her köşesindeki, her durumdaki çocuk için eğitim vermenin bir yolu olduğunu dile getiren Schleicher, "Kitapta söylediğimiz şeylerden bir tanesi de öğrencilerin her zaman okulda başarısız oldukları. Örneğin, yoksul mahallelerdeki çocuklar kötü sonuçlar alıyor. Türkiye'de de başka ülkelerde de bunu görüyoruz. Fakat PISA testlerine baktığımız zaman, yüzde 10 oranında dezavantajlı olan çocukların en zengin Amerikalı çocuklardan daha büyük başarı sağladığını görüyoruz. Fakirlik insanın kaderi değil. Zorlu şartlarda bile öğretmenler daha iyi eğitim verdiklerinde bu başarı elde ediliyor. Yani yoksullukla eğitimin doğrudan bağlantılı olduğu doğru değil" ifadelerini kullandı.



"Herkese aynı ilacı veriyoruz ve iyileşmelerini bekliyoruz"

En büyük sorunun eğitimin gerçek anlamda amacını kaybetmesi olduğunu ifade eden PISA Direktörü Andreas Schleicher, günümüzde belli bir şeyleri öğretmenin kolay olduğunu fakat ölçmenin zor olduğunun altını çizdi. Schleicher, son olarak şunları söyledi; "Bazı şeyleri ezberliyoruz ama artık bir şeyleri biliyor olmanın bir önemi kalmadı. Çünkü Google da her şeyi biliyor. Bu sebeple artık dünya insanları bildikleriyle değil, bildikleri doğrultusunda yapabildikleriyle ödüllendiriliyor. Yeniliği artık eğitimde de görmemiz lazım. Kendi fikirlerimizi sonraki nesillere aktarmayı istiyor, sistemleri olduğu gibi kabul etmelerini bekliyoruz. Ama onların yenliklere karşı açık olmasını sağlayamıyoruz. Öğrencilerin farklı şekilde öğrendikleriyle profesyonel bir eğitim sistemi kurmamız gerekiyor. Herkese aynı ilacı veriyoruz ve onların sağlıklı olmalarını bekliyoruz. Ancak günün sonuna baktığımızda artık her şey için çok geçmiş oluyor. Yine kaçırdığımız diğer bir hususta, öğrenmeye çok fazla vakit ayırıyoruz ve daha fazla vakit ayırdığımızda daha iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz. Örneğin, en uzun okul saatleri olan okullara baktığımızda hiç bir şekilde iyi bir sonuç alamadıklarını görebiliyoruz. Eğitim parametrelerini iyi bir şekilde oluşturup zamanımızı etkin bir şekilde kullanmamız lazım."
2.1b
Okunma