LİSE SEÇERKEN DİKKAT!

LİSE SEÇİMİ ÖĞRENCİNİN HAYATINI ETKİLİYOR

‘Ülkemizde çok fazla bir okul kirliliği ve yoğun bir okullaşma var. Bu, çok da bilinçli bir çoğalma değil.

LİSE SEÇİMİ ÖĞRENCİNİN HAYATINI ETKİLİYOR

‘Ülkemizde çok fazla bir okul kirliliği ve yoğun bir okullaşma var. Bu, çok da bilinçli bir çoğalma değil. Dolayısıyla liseye başlarken, lisenin öğrencinin hayatının en önemli dönüm noktası olduğunu unutmamak gerekiyor' diye konuşan Alkan,‘Ortaokulu bitiren bir öğrencinin, girdiği sınav sonucunda pek çok seçeneği vardır. Lise,fen lisesi, kolej, devlet okulu, resmi okul hiç fark etmiyor. Pek çok okula girebilir ama lisenin bitiminde tek bir sınava giriyor ve sınav sonuç belgesinde hangi üniversite yazıyorsa oraya gitmek zorunda' dedi ve ekledi:Yapılan lise tercihi,gencin ömrünün 70-80 yılını doğrudan etkiliyor.

ÇOCUĞUNUZ İÇİN DOĞRU LİSE HANGİSİ?

Peki aileler, öğrencinin gelecekten beklentisini karşılayabilecek, başarılı eğitim ve kariyer fırsatları sunabilecek doğru okulu nasıl seçecek? Hayat boyu öğrenenlerin programı Yolun Başındayken'de İldaş'ın sorularını yanıtlayan Alkan'a göre gençler ve aileler karar vermeden önce bazı sorulara yanıt aramalı. Alkan, ‘ailelerin, okulun akademik kadrosuna, olanaklarına, sosyal sorumluluk çalışmalarına, mezunlarının geldiği noktaya ve en önemlisi o okulun misyon, vizyon vefelsefi değerlerine dikkat etmesigerekiyor. Okul, çocuğu nereye taşımayı hedefliyor, aileler bunu mutlaka sorgulamalı' diye konuştu.

‘OKUL SEÇİMİNDE SLOGANLARA KANMAYIN'

Alkan, ‘ Bir öğrenciyi sloganlarla büyütmek mümkün değil. Okula gidiyorsunuz size onlarca slogan sayıyorlar. Soran, sorgulayan, araştıran, irdeleyen… Sonu gelmez sloganlar. Peki bunlar hangi aşamada ortaya çıkıyor? Bir öğrencinin o slogandaki değerleri kazanabilmesi için nerelerden geçmesi gerekiyor? Bana göre öğrenciyi besleyen, öğrenciyi kıymetlendiren çocuğun çalıştığı sosyal sorumluluk çalışmaları, farkındalık ve laboratuvar çalışmaları, atölyelerde kazandıkları beceriler, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel etkinliklerde edindiği becerilerdir' dedi.

‘EĞİTİM ÖĞRENCİYE DEĞER KATMALI'

Alkan'a göre akademik başarıyı,iş yönetimi, iş birliği yönetimi, farkındalık, yaratıcılık, eleştirel düşünce, kendini ifade etme gibi becerilerle desteklemek önemli. Zira gençlergelecekte üniversiteden mezun olduklarında, lisede kazandıkları bu beceriler sayesinde, kendilerine iş hayatında yer bulacak. ‘Eskiden öğrencilik yıllarında hangi üniversiteden mezun olduğunuz çok değerliydi. Artık öyle değil. Şimdi önemli olan kendinize neler kazandırdığınız' dedi. Alkan'ın ailelere bir de çağrısı vardı: Okul iklimini mutlaka görün.

‘OKUL İKLİMİNİ İYİ GÖZLEMLEYİN'

‘ Türkiye'de çok güzel okullar var. Bunun için anne babaların biraz daha fedakarlıkta bulunması lazım.Bizzat gidip yerinde irdelemesi, incelemesi lazım. Örneğin akademik kadro diyoruz. Aslında okul ne kadar büyük, ne kadar güzel olursa olsun sınıfın kapısı kapandığı zaman içeride öğretmen ne yapıyorsa o okul odur, o kadardır veya bir okulda okuyan öğrenci ya damezun o okul hakkında ne söylüyorsa okul odur aslında'

‘ OKULUN YABANCİ DİL YETKİNLİĞİNİ SORGULAYIN ‘

Alkan‘Türkiye'de yaşayan her gencin iki anadili olmak zorunda. Bir, kendi kullandığı lokal anadili olacak bir de dünyanın kullandığı ortak dili yani ingilizcesi olacak' diye konuştu. Peki sadece İngilizce yeterli mi? Alkan'a göre değil… ‘ İngilizce tek başına yeterli değil. Bunun yanında okuyacağı mesleğe göre de örneğin teknik konulardaysa Almanca,diplomatik konulardaysa Fransızca belki mimarlık veya estetik konulardaysa İtalyanca gibi farklı dillere yönlenmesi gerekiyor. Artık Avrupa'daki uluslar yabancı dil olayını çözmüşler. Orada bir sorun yaşanmıyor. Ama Türkiye'de bu konuda gerçekten çok zorlanılıyor ve anne babalar yabancı dil öğrenebilmesi için çocuklarına büyükyatırımlar yapabiliyorlar. Dolayısıyla anne babaların lise seçerken, okulun dil konusundaki yetkinliğini de sorgulama zorunluluğu vardır' diye konuştu.

SADECE AKADEMİK BAŞARI YETERLİ Mİ?

Yolun Başındayken'in ikinci diliminin konukları Beşiktaş-Kabataş Vakfı Okulları İcra Kurulu BaşkanıHasan Anıl Cansızoğlu ve Kurucu Okul Müdürü Tekin Baransel'di.Cansızoğlu ve Baransel de okul seçiminde akademik başarının önemine dikkat çekti ve ekledi: Başarı önemli ama tek şart değil. Güçlü bir akademik müfredatınyanısıra çocuğun diğer yeteneklerini de göz ardı etmemek gerekli'

‘ÇOCUĞUN YETENEKLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ'

Cansızoğlu, okulun tek görevinin test edicisi ve sınavlara hazırlık olmadığının altını çizdi, 'kurum olarak böyle bir eğitimin doğruluğuna inamıyoruz' dedi. Cansızoğlu, 'idealimiz bu çocuğunuzun iyi bir yabancı dilinin olması, hatta iki tane olması, iyi bir enstrümanı çalması bir spor dalını hayatının içindeki katmanı… İyi insan olmakla ilgili bir çok olması tanımında da bu var' diye konuştu.

İYİ EĞİTİMLİ İYİ İNSAN YETİŞTİRMEK

Baransel de Beşiktaş-Kabataş Vakfı Okullarının ana misyonunu 'iyi insan yetiştirmek' hazırlama dikkat çekti. Baransel'e göre dünyadaki en büyük eksikiyi insan… 'Lider çok ama iyi lider çok az. Savaşlar iyi eğitim alıyor ama iyi olmayan liderlerden kaynaklanıyor. Bizim amacımız yarınları iyi yazan, çevreine, toplumuna dünyaya giden iyi nesiller yetiştirmek 'dedi.

EĞİTİMDE TOPLUMSAL SORUMLULUĞUN ROLÜ

Baransel, herkesin ilgisini çeken bir beyefendi, dikkat çekiyor.'Bire bir çocuklarla ya da farklı insanlarla temas ettin, ya da bir ağaçla ya da bir hayvanla temas etmesini yapabiliyoruz. Toplum hizmetine mecburi olarak değil, ya da nasıl yapılacağını bilmemek gerekirse değil, gerçekten bir hayat felsefesi bunu kabul edebilir mezunlar vermek istiyoruz.Yani bu konuda da mottomuz; Herkesin başkası için verebileceği bir şeyler mutlaka vardır '

'YARATICI ZEKA KURUMLARIN RUHUNDA OLMALI'

Beşiktaş-Kabataş Vakfı Okulları İcra Kurulu BaşkanıHasan Anıl Cansızoğlu da Van depremi bekliyorBeşiktaş Fenerbahçe derbisinin 66. sırada sahaya atılan 30 bin atkıyı hatırlattı ve ekledi: Yaratıcı Cansızoğlu, 'Harvard Üniversitesi'ninöğrenci sıralamalarında bakın. Harvard'a öğrenci almıyor. Kaç tane yaşlıya dokunduğuyla ilgili, toplumda doğayla ilgili, engelli bireylerle ilgili projeler projelerle bu çocuklar seçiliyor. Hiç kimsenin matematik notuyla Harward'a girmişliği oğlu 30-40 yılında yok. Bir de bir sürü kariyer günleri etkinlikleri yapıyoruz. 30 sene sonraki meslekleri düşünün. Bugünkü mesleklerin yarışı mümkün olduğunu söyleniyor ama bir vasıf hiç değişmeyecek; İyi insanlık vasfı. Yani siz hangi mesleği yapabilirseniz yapın 30 sene sonra o ismini bilmediğiniz meslekte de temelinize ihtiyacınız iyi insan olmaktan geçecek. İyi insansanız o mesleği yapacaksınız 'dedi.

Kaynak: Vanillamedia


1.1b
Okunma