Dünyanın sesine kulak verin

Hisar Okulları öğrencileri 5 Haziran Dünya günü için bir duyarlılık çağrısı yaptı.

Hisar Okulları öğrencileri 5 Haziran Dünya Günü için bir duyarlılık çağrısı yaptı. Öğrenciler herkesin dünyanın sesine kulak vermesi gerektiğini ve günlük yaşamlarında yapacakları basit değişikliklerle daha temiz bir çevreye büyük katkıda bulunabileceklerini söyledi.

Eğitim programında geniş yer verilen çevre bilinci uluslararası başarı getirdi

İnovasyon Merkezi Koordinatörü Mahir Badem okulda öğrencilere çok küçük yaşlardan başlayarak bu konuda sorumluluk verildiğini ve neticesinde yürütülen projelerle hem ortaokul, hem de lise seviyesinde uluslararası başarılar elde edildiğini söyledi.

Temiz enerji ve yaşayan su projeleriyle GSL Global Goals yarışmasında yarı finale kaldılar

Ortaokul öğrencileri STEM Science Sparks (Bilim Kıvılcımları) Kulübü’nden Living Water (Yaşayan Su) takımı olarak ‘Yaşayan Su’ projeleriyle GSL Global Goals yarışmasında yarı finale yükseldiler. Lise öğrencileri de Girişimcilik Kulübü’nden Greener (Daha Yeşil) takımı olarak hazırladıkları, küresel ısınmada temiz enerji kullanımının önemine dikkat çeken ‘Bisikletinle geri dönüşüme katıl’ projeleriyle yine aynı yarışmada yarı finale yükselme hakkı kazandılar.

Çevrelerine yağmur suyu hasadını öğrettiler

Çevre gönüllüsü öğrenciler 2019/2020 öğretim yılında proje kapsamında yaptıkları “YAĞMUR SUYU HASADI” ile kendi okullarındaki öğrencilerin yanı sıra, ailelerini ve komşu okullarındaki öğrencileri bilgilendirdiler. Çalışmalarını tanıtmak ve çevre duyarlılığı oluşturmak amacıyla “YAŞAYAN SU” adında Türkçe ve İngilizce bir bilgilendirme sitesi hazırlayan öğrenciler projelerini anlatmak için bir de İngilizce video çektiler.

1 günde aslında tam 5416 litre su kullanıyoruz!

Türkiye’de yaşayan bir bireyin günlük su kullanımı, sanal su hesaba katıldığında yaklaşık 5416 litreye ulaşıyor. İçtiğimiz sudan yediğimiz gıdalara ve giydiklerimizden cep telefonlarımıza kadar kullandığımız tüm ürünlerin üretimi sırasında su kullanılıyor. Bir bardak kahve masamıza gelene kadar 140 litre su tüketirken, bir dilim ekmeğin üretim sırasında 40 litre su, giydiğimiz bir pantolonun üretimi için ise 10.800 litre su harcanıyor.

Su ve toprak kaybının en büyük etkenlerinden biri betonlaşma

Normalde yağan yağmurun %95'i toprak tarafından emilirken, betonlaşmanın olduğu bölgelerde ise toprağa sadece yağan yağmurun %5'i emilir ve %95'i suya karışır. Hazırladıkları sitede yağmur hasadı kavramına dikkat çeken öğrenciler, bahçe sulamada kullanılabilecek yağmur suyunun nasıl biriktirileceğini anlatıyorlar.

Yağmur suyunu hasat etmek aslında çok kolay

Yağmur suyu çatılardan ya da tarım tipi olarak toplanabiliyor. Çatı tipi yağmur depolarında yağmur yer üstüne ya da yer altına yerleştirilen hazne veya sarnıçlara depolanması şeklinde uygulanıyor. Yağmur bahçeleri ise özellikle sertleşmiş ve su geçirgenliğini kaybetmiş topraklarda, yağmur suyunun emdirilmesi ve toprak altına taşınması için kullanılıyor.

Gelecek nesillere daha temiz bir çevre ve yaşayan su bırakmak için 3 adımda yapılabilecekler:

  • Çöplerimizi ayırarak geri dönüşüme verelim, özellikle pil ve atık yağ gibi zararlı maddeleri her semtteki özel toplama noktalarına bırakarak suyu ve toprağı zehirlemesinin önüne geçelim
  • Su ayak izimizi küçültmek için ihtiyacımız kadar alışveriş yapalım, bulaşık ve çamaşır makinelerin tam dolu çalıştıralım, bahçe sulaması için yağmur suyunu biriktirip kullanalım
  • Karbon ayak izimizi küçültmek için ulaşımda olabildiğince temiz enerjiyi tercih edelim, kullanmadığımız elektronik aletleri kapatalım ve tasarruflu ampulleri tercih edelim.

Hibya Haber Ajansı

Okunma