Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-03-28 11:00:01

Bakan Fidan: Uluslararası kurumların artık güvenliği sürdüremediği bir noktadayız

Dışişleri Bakanı Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

"Bu yıl çok anlamlı bir toplantı yürütüyoruz. Yalnızca instabilite değil, sistematik bir çöküşle de karşı karşıyayız. Bu da çok daha derin bir çöküşün sonucudur.

Çöküş dediğimizde; uluslararası sistemin vicdani pusulasını kaybettiği ve meşruiyet noktasında sıkıntı yaşadığı bir noktadır. Krizler de bunun ardından gelerek, kurumların artık güvenliği sürdüremediği bir noktada karşımıza çıkmaktadır. Gerilimleri önleyememektedir, kriz ve barışla ilgili sıkıntılar yaşanmaktadır.

Uluslararası sistemin hala yetkinliği var mı? Buna adalet, güven ve öngörülebilirlik konularında bakılması gerekiyor. Bugün maalesef ki bunlara vereceğimiz yanıt; küresel yönetimin artık fonksiyonel olmadığı, paralize ve sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Bu da aslında bir gecede olmadı. Bu bir yapısal bir sürecin sonucudur.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan; uluslararası kurumların reformuna yönelik bir çağrıda bulunduğunda bu yalnızca politik bir slogan değil, bir nevi tanı niteliğindeydi. Bu tanı; krizler daha yaşanmadan görülmeye başlamıştı. Birleşmiş Milletler’in pusulasını kaybetmesiyle bunu ortaya koymaya çalıştık.

Aslında pek çok kişi de jeopolitik anlamda rahat oldukları konfor alanlarını artık kaybettiler ve pek çok yerde görüldüğü gibi kendi kendine hizmet eden bir statüko ile karşı karşıyaydık. Ancak bu illüzyon artık yıkılmış durumda. Artık rahat bir şekilde adil olmayan sistemden yararlananlar, tam da kendi kurdukları bu yapının yıkılışını görmektedirler.

İsrail’in yarattığı gerilimlerle daha büyük bir savaşa doğru ilerliyoruz. Ama biz; bölge ülkelerini çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşıyız. İran’ın girişimleri de tabii ki körfez bölgesini etkiliyor. Bu aslında yalnızca İsrail’in savaşı değil, bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor.

Birinci günden itibaren biz bu tehlikeli tabloyu görmüştük. Netanyahu’nun siyasi bekası için yürütülen bir savaş bu. Bu nedenle bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyor. Bu çatışma çok ciddi bir şekilde yaraları derinleştirebilir ve birbirine kaderleri geçmiş ülkeleri etkileyebilir.

Bu noktada tek bir çıkış yolumuz var. Bu da gerilim azaltılması ve diplomasidir. Tam da bu sebeple Türkiye; bölgedeki ortaklarıyla koordine halinde diplomatik çözümler için hareket ediyor.

Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni yakın zaman önce ziyaret ettim. Bölge ülkelerinde, devam eden çatışma karşında bir dayanışma ortaya koymaya çalıştık. Aynı zamanda, İsrail’in özelikle Lübnan’a yönelik olan genişleyici politikaları karşı durduğumuzu ifade ettik. Bu çabaları daha profesyonel hale getirmek için üst düzey diyaloglara devam ediyoruz.

Buradaki çabamız, eyleme geçirilebilir adımları atmak ve çatışmaların bir an önce sona erdirilmesini sağlamaktır. Bu anlamsız savaşın daha fazla büyüyüp, yayılmadan, küresel ekonomiyi geri dönülemez şekilde etkilemeden bitmesi gerekiyor. Buradaki diyalog kanallarının açık ve sonuç odaklı bir müzakere sürecinin de hızlı bir şekilde başlaması gerekiyor.

Ancak bizler barışa doğru giden yolda yürümeye çalışırken Netanyahu’nun fundamentalist ve farklı yaklaşımlarını tekrardan ortaya koymasına izin vermememiz gerekiyor. Uzun süren çatışmaların bu şekilde tasarlanması bölgeyi zayıflatarak, bölüp ve savunmasız hale getirmektedir.

Türkiye, her türlü diplomatik aracı bu savaşta seferber ediyor. Bugün yaşanan savaşta, savaş alanı yalnızca fiziksel bir alan değil, aynı zamanda enformasyona yönelik de bir alandır. Anlatılar algıları yönlendirerek, gerçekliği değiştirmek, hakikati yanıltmaktadır."

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 egitim-ogretim.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.