ANALİZ - Avrupa faiz indirdikçe ve dolar güçlendikçe Trump'ın hiddeti artıyor

Faizlerin yüksekliğine olan alerjisi ile tanınan ve ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jeremy Powell'a faiz indirmediği için sert sözler sarf eden ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer

Faizlerin yüksekliğine olan alerjisi ile tanınan ve ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jeremy Powell'a faiz indirmediği için sert sözler sarf eden ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer merkez bankaları faiz indirdikçe hiddetini iyice artırıyor. Trump, artık hakarete varan sözlerle FED'i ve Başkanı Powell'ı hedefe koyuyor.

Trump, ECB'nin dünkü faiz indirme kararından hemen sonra twitter mesajı ile yaptığı açıklamada, “Avrupa Merkez Bankası, hızlı hareket ederek faiz oranını 10 baz puan düşürüyor. Onlar Euro’yu çok güçlü dolar karşısında değer kaybetmeye, ABD ihracatına zarar vermeye çalışıyor ve başarılı da oluyorlar. Fakat Fed hala oturuyor ve oturuyor ve oturuyor… Onlara borç aldıkları için para ödenirken biz hala faiz ödüyoruz” dedi.

Powell'a yönelik eleştirilerini ağırlaştıran Trump, ECB'nin kararından bir gün önce yaptığı açıklamada ise, FED'in faizi sıfıra ya da daha altına düşürmesi ve ardından ABD'nin borçlarını yeniden finanse etmeye başlaması gerektiğini söyledi. Trump, "Powell ve FED'in diğer ülkelerin yaptıklarını yapmamıza olanak tanımaları sadece bir saflık. Hayatta bir kez gelebilecek bir fırsatı "mankafalar" yüzünden kaçırıyoruz" dedi.

Trump döneminde ABD hükümetinin borcu büyük ölçüde artarak 22 trilyon dolara ulaştı.

ABD'de 2007-09 durgunluk döneminde faiz oranları sıfır seviyesindeydi. FED'in 18 Eylül'de yapacağı toplantıda büyük ihtimalle faiz indirimine gidilecek. Ancak, bu indirimin yüzde 0.25 seviyesinde olması bekleniyor. Tabii ki Trump'un istediği gibi 2 puan seviyesinde bir indirimle faiz oranı sıfır seviyesine inmeyecek.

Çünkü ABD ile Avrupa'nın durumu çok farklı. Euro bölgesi ekonomisi şu anda durgunluğun eşiğinde. Ancak ABD ekonomisi halen bazı durgunluk belirtileri olsa da yüzde 2 seviyesinde büyüyor.

Trump, Euro, Yen ve Yuan gibi para birimleri karşısında değer kazanarak, ABD'nin dış ticarette rekabet edebilirliğini törpülediğinden dolayı sürekli olarak daha düşük faiz çağrısı yapıyor. Son mesajında da, ECB'nin Euro'nun çok güçlü dolar karşısında değer yitirmesi ve ABD'nin ihracatına zarar vermek için çalıştığını söylüyor.

Trump daha önceki konuşmalarında, güçlü doların ABD'nin "büyük sanayicilerini" rekabette zorladığını, çok güçlü dolardan faiz oranlarını yüksek tutan FED'in sorumlu olduğunu söylemişti. ECB'yi de Euro'yu dolar karşısında düşük tutarak, Avrupa'ya ABD ile rekabette adil olmayan bir biçimde kolaylık sağlamakla suçlamıştı.

ABD Doları rezerv para olması, ABD ekonomisinin hala güçlü olması, faizlerin diğer sanayileşmiş ülkelere göre yüksek olması gibi nedenlerle değerini korumaya ve yükselmeye devam ediyor.

Buna bir de ticaret savaşından ekonomisi yara alan Çin'in son zamanlarda para birimi Yuan'ın dolar karşısında tarihi düşük seviyelere düşmesine göz yumması da eklenince, "küresel bir kur savaşı mı başlıyor" sorusu sorulur oldu.

Ağustos başında dolar karşısında büyük bir destek noktası olarak görülen 7 seviyesini kıran ve Eylül başında 7.18'i gören Çin Yuanı'nın değer kaybı, ABD yönetimini kızdırdı ve ABD Hazinesi Çin'i resmen "kur manipülatörü" olarak ilan etti. Yuan’ın zayıflaması ihracatta Çin mallarının ucuzlamasına ve Trump yönetiminin Çin mallarına koyduğu gümrük vergilerinin etkisini azaltmasına neden oluyor.

ABD'de ekonomi yönetimi, Trump'ın istediği gibi faiz ve diğer silahlarla doların değerini düşürmeye çalışırsa, küresel ekonomi için yıkıcı sonuçlara neden olacak bir kur savaşının fitili yakılmış olacak.

Hibya Haber Ajansı

282
Okunma