75 YILDIR DİNMEYEN ACI KIRIM SÜRGÜNÜ

75 YILDIR DİNMEYEN ACI KIRIM SÜRGÜNÜ



İyi Parti Adana Milletvekili İsmail KONCUK, Ülkemizde de yaşayan Kırım Tatar Türklerinin sesini duyurmak için açıklamalarda

75 YILDIR DİNMEYEN ACI KIRIM SÜRGÜNÜ



İyi Parti Adana Milletvekili İsmail KONCUK, Ülkemizde de yaşayan Kırım Tatar Türklerinin sesini duyurmak için açıklamalarda bulundu.

Her yıl 18 Mayıs'ta Kırım Tatar sürgününün yıldönümü münasebetiyle etkinlikler düzenleniyor diyerek, 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu Kırım Tatar sürgününü SOYKIRIM olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etmiştir dedi.

Fakat Rus işgali altında bulunan Kırım'da işgalci güçler 4 yıldan beri Kırım Tatar Türklerinin sürgün kurbanlarını anmak için toplu etkinlikler ve mitingler düzenleme izni vermiyorlar diyerek devam etti.

Sovyetler Birliği'nin Nazilerle işbirliği yapmakla suçladığı Kırım Tatar Türklerinin, Orta Asya'ya sürmesinin üzerinden 75 yıl geçti.

KONCUK, "Tatarların neredeyse tamamı başta Özbekistan olmak üzere Asya kıtasının içlerine gönderilmişti. 1920 - 1930 yılları arasında Tatarlar toplam nüfusun yüzde 25-30'unu oluşturuyordu.

Zorunlu sürgün 18-20 Mayıs 1944 tarihinde yaşandı. 238.500 kişi, yani Tatar nüfusunun neredeyse tamamı sürgün edildi. Sürgüne gönderilenler, demiryolu ile hayvan taşımada kullanılan vagonlarda gönderildi. Fazlasıyla dar ve kalabalıktı, sürgün sırasında çoğu çocuk ve yaşlı olmak üzere insanlar yaşamını yitirdi. Ölüm nedenlerinin başında susuzluk ve tifo geliyordu. Binlerce insan yurdundan koparılmış Özbekistan, Kazakistan, Sibirya gibi birçok bölgeye dağıtılmış, çileli yolculuk bittiğinde 195 bin Tatar Türkleri hayatını kaybetmiştir. Hiç bir varlığı olmayan binlerce Kırım Tatarı, hayatta kalabilmek için pamuk tarlalarında köle gibi çalışmak zorunda kaldı. Bu süre içinde hayatta kalanlardan birçoğu yetersiz beslenme ve bulaşıcı hastalık gibi sebeplerden hayatını kaybetti." dedi.

"Sürgün propagandası sayesinde yerel halk arasında Kırım Tatar Türkleri 'vatan haini ve halk düşmanları' olarak tanıtılmıştır.

1948 yılında Moskova Kırım Tatarlarını hayat boyu yerleşimci olarak tanıdı.

1957 yılına kadar Tatarlar kendi dillerinde ve kimlikleriyle faaliyet gösteremediler.

Kırım Tatarları için son zorluk Rusya'nın Kırım'ı Mart 2014'te egemenliği altına almasıyla kendini baskı altında hisseden bazı Tatarlar Kırım'ı terk etti.

Araştırmacılar Rusya'nın, Kırım Tatar Türklerinin etnik bir grup olarak yok etmeyi planladığını ve bu yolda adım attığını düşünüyor. Öte yandan bazı tarihçiler Kırımlı Tatar Türklerinin, Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olduğunu ve Rusya'nın potansiyel bir rakip olarak gördüğü Türkiye ile yaşanacak bir çatışmada Kırım'ın stratejik öneminin farkında olduğunu söylüyorlar." demiştir.

"Kırım Tatar Türk halkının mili lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Rus işgali altındaki Kırım'a 5 yıldır girişine izin verilmiyor."

KONCUK, "3 Mayıs 2014 tarihinde binlerce Kırım Tatarı, 2 Dünya Savaşı sırasında baskılara uğrayan halkın zor ve uzun vatanına dönüş yolunun sembolü olan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Kırım'a girişinin yasaklanmasını sert şekilde protesto etti. "Mustafa" sloganı atan insanlar Rus işgalcilerin saldırganlığına rağmen Kırımoğlu'nu yarımadaya sokmaya hazırlandı. Kırım Tatarları idari sınırdaki kolluk güçlerinin ablukasını yararak Ukrayna anakarasına geçti ve Kırımoğlu'nu orada karşıladılar, girişine müsaade edilmedi. Sözde Kievskiy Bölge Mahkemesi tarafından gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Vatana giriş yasağı ile ilgili Rusya'da dava açıldı.

14 Nisan 2016 tarihinde yapılan duruşmada Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Kırım'a girişi yasaklanması nedeniyle Rusya Federal Güvenlik Servisi karşı açtığı dava, devlet sırrı olarak sınıflandırıldı. Dava temyiz gönderildi, o da reddedildi. Son olarak Rus işgalcilerin uyguladığı Kırım'a giriş yasağı 19 Nisan 2019'da sona erdiğini bildirmesine rağmen anavatanına yinede giremiyor.

Kırım Tatar Kaynak Merkezinin hazırladığı rapora göre;

2018 yılında adil yargılama hakkın 492 kez ihlal edilmiş,

Öldürülen ve kaybolanların olduğu,

Gereksiz yere baskın ve tutuklamaların olduğu,

Baskı mekanizmasının silahı, sözde yargı gösterilmekte,

Temel hak ve özgürlükler ayaklar altına alınıyor,

İllegalite yarımadanın rutini haline gelmiş,

Dini faaliyetlere kısıtlamalar getirilmiş,

Kırımdaki camilerin elektrikleri kesilmekte,

Okullarda öğrencilere zoraki Rusça eğitim veriliyor. Sebebi Rusça dili öğretmeninden başka öğretmenin olmayışı, gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar."



İyi Parti Adana Milletvekili İsmail KONCUK, "Kırım yarımadasının yerli halkı olan Kırım Tatar Türkleri, aynı zamanda ülkenin Müslüman nüfusunu da teşkil ederler. Türkiye olarak, anavatanında ve vatanımızda yaşayan Kırım Tatar Türklerinin sesini dünyaya duyurmak, 75 yıldır dinmeyen acı Kırım sürgünü ve onların sorunlarına çözüm bulunması için zaman kaybetmeden harekete geçilmesini sağlamalıyız." dedi.
1.4b
Okunma